KARNİYOL

KARNİYOL

mirili arıcılık

Sadece arıcı

27 Aralık 2016 Salı

2016 yılında yapılan arıcılık çalışmalarından bazıları




بسم الله الرحمن الرحيم
Arı dostlarına ve dostlarıma selamlar.



(bu sayfada yazılan her şey bir hayal ürünüdür)

Lisanslı ana arılar ile ilk 2015 yılında tanıştım.
İki damızlık alarak işime devam edebilirdim. Fakat içimin ve işimin rahat olması, bu tür damızlıkların ve en iyilerinin elimde fazlası ile olmasına bağlıydı.
Kirchhain talebimizi karşılamış ve B lisanslı kraliçeyi alabilmiştim.



2016 yılında Kirchhain'den bu kez A lisanslı olan anacı aldık.


2 sene öncesi yapay tohumlama çalışmalarına bu yüzden başlamıştım. Elimde kaliteli anaçlar olacak ve bunun için en gerekli olan şey aletti. 






Yine bu yıl Avusturya'dan gelen Lisanslı anaçlarımız oldu. 

Bunca emek, masraf sırf kalite için.
İşimi sağlam yaptığımdan öncelikle ben emin olmalıydım.


Ülkede ürettiği anayı ORİJİNAL LİSANSLI DAMIZLIĞINDAN üreten benden başka bir üretici var mı? Ve işte bu yüzden pahalıyız.



Son durumda gelinen nokta; gözüm karadır, bir işi yaparım dersem, yaparım! İstediğim gibi olmazsa, bir daha yaparım. Olmadı yeniden başa dönerim.
 Biiznillah yeter ki sağlık olsun, yaşadığımız sürece yerimiz belli.

Bu sebeple harcadığım parayı gözüm görmez.



2017 yılında erkekleri alınacak olan anaçlarımızdan biri.

Deniliyor ki; sen bloklara veya sosyal ağlarda umuma sorulan sorulara niçin yorum yazmıyorsun? 

Anlatayım; Temmuz ayında varroa için mücadeleye başlanmasını, her sene o aylarda hatırlatmaya gayret ediyor ve diyorum ki; varroa mücadelesi düzgün yapılmış, keki verilmiş, yiyeceği de olan bir arı, kışı rahatlıkla çıkartır. Daha ne yazayım veya ne yazmalıyım? 
Adamın arısının ırkını resimlere bakarak keşfetme kabiliyetim yok. 
Varroa sebebi ile kovanın sönmüş olabileceğini izah ediyorum, ancak; "geçen ay varroa ilacı verdim, hem de organik" diyen arıcıya ne söylenir ki?.
İçtiği sigara da organik zaten, pazardan aldığı domates, fırından aldığı ekmek, kestiği karpuz, yediği tavuk, hepsi organik, varroa da zaten organik ilaç kullanılmadığı için ölmüyor, çoğalıyor(!)
İnsanlar olarak hataları kendimize mâl edip, "Bu iş benim hatam sonucu böyle oldu"  demekten kaçınıyoruz. Sırf 2 kg fazla bal almak için veya zamanım yoktu bahanesine sığınarak arının bakımlarını erteleyen kim?
İlaç olarak kış günü hala oksalik yerine formik kullanan ve öyle okudum diye üste çıkanlar da yok değil.

***
Bir de dinî mevzularda kuru sıkı sallayan kişiler var ki; durum daha da vahim. Nikah, miras, akrabalık, arkadaşlık, ticaret hakkında geçmişten bu güne, Ehl-i sünnet ve'l-cemaat fıkhı usulü üzerine neler yapılır, kişi bilmiyor ve maalesef Hz. Allahımızın biz kulları için nasıl bir adalet sistemi kurduğunu da anlayamıyor. O'nun adaletinde şaşma, sapma, hata olmaz. Kurallar katıdır. Haliyle kişi elinin kolunun kesilmesini, 80 sopanın sırtına vurulmasını istemiyor.
Evinize gelen misafirin, çocuğunuza aldığı çikolatadan bir parça ısırmanız, çocuktan başka herkese, ana-babası dahil haramdır. Çocuğa takılan her türlü takı, çocuk akil-baliğ oluncaya dek saklanıp  himaye edilmesi gerekir, harcanması caiz değildir. Çünkü biz, onu korumakla mükellefiz, onun sırtından geçinmeye hakkımız yok. Komşuyu, büyükleri, hısım akrabayı anneyi eşi bacıyı yazmıyorum bile.

Aynı zamanda İslâm dîninde bütün mahlûkata şefkatle muâmele, bir vazîfedir. Bilhassa hayvanlara zulmedilmeyip iyi bakılması lâzımdır. Hayvanları pek ziyade yormamalı, dövmemelidir.

(Ülkece nekadar vahşi olmuşuz, aklım almıyor. Bir araba düşünün bagajı keklik, bıldırcın ölüsü dolu, bir başka arabanın tavşan dolu, yahu onlarca kekliği, bıldırcını, tavşanı ne edeceksiniz, nasıl kıydınız?
 Dahası var, köpeği arabanın arkasına bağlayıp sürükleyen, kediye neler neler yapan. Müslümanım diyen biri, bu katliamları yapamaz.)




"Bir belediye hayvan barınağı açıyor, buraya hapsedilen köpeklere ise yiyecek vermediğinden ,hayvanlar birbirlerini parçalamış.
Haytap'ın duruma müdahale etmesi ile ortalık karıştı."

Hadîs-i şerîfte “Allâhü Teâlâ’dan başka yardımcısı bulunmayanlara zulmedenler hakkında Hak Teâlâ’nın gazabı pek şiddetli olacaktır.” buyurulmuştur.
Hayvanların hakları vardır. Ehlî (evcil) hayvanların yiyeceklerini içeceklerini vaktinde vermek, vaktinde tımar etmek, haklarında rıfk(şefkat ve yumuşaklık) ile, merhamet ile muamelede bulunmak lâzımdır.
"Bize hizmet için yaratıldılar, istediğim gibi muamelede bulunurum" veya "yaralı olunca başka biri nasiplenir" mantığı ile bir canlı nişan tahtası olarak kullanılamaz. 
Kişinin ehil olmadığı işlerde ehilmiş gibi eline makası, çakıyı, tornavidayı, tüfeği, direksiyonu alması kendisinin kusurudur. Trafik kazasında ölene yahut yaralıya değil, sebep olana ceza kesilir. Nedeni ise; ağrıyı, acıyı sıkıntıyı çeken, kazaya sebep olan değildir. Buna neden olanın bir bedel ödemesi gerekir. Dinen kazâen de olsa, bu fiillerin hepsinin ayrı ayrı cezası vardır.

Her hayvan başka bir hizmet için yaratılmıştır. Meselâ; sığır hayvanları arabalara koşulmak, tarlalarda çalıştırılmak için yaratılmıştır. Bunlara binilmemeli, bunların sırtlarına merkepler gibi yük yüklenilmemelidir. (Traktör, kamyon, araba gibi araçların her birinin görevi ayrıdır, hayvanlar da öyledir)
Av hususunda; özellikle yaralı vaziyette kaçabilen canlıların, ölüm anına kadar kendini bu zor duruma düşürene beddua ettiğini kesinlikle unutmamalıyız. Son olarak, bir çoban anlatmışt; gece ormanda kuzu sesine benzer bir meleme duymuş, korktum diyor, bu kuzu nereden geldi, gecenin yarısı in midir? cin midir? Köpeğini tüfeğini alıp sesin geldiği yere gitmiş, bir bakmış ki yaralı bir tavşan, ve tavşanın ön ayağı yok. Gece tüfek sesi duymuştum, herhalde arabanın birinden atıldı demişti. 
Bir avı vurmanın helâl olması, hiç kimseye onu yaralı bırakma hakkı vermiyor.

Gerçi bu tür kurallar, insanları bile umursamayan kişileri ilgilendirmiyor. Yolda uzun farla gitmek, sağa sola dönüşlerde sinyal vermek gibi, mümkün mertebe araç ve yayalara saygılı bir vatandaş olmayı dahi beceremeyen kişileri hiç alâkadar etmiyor. 
Bu ve bunun gibi binlerce kural var, müslümanları şaşırtması için özel olarak eğitilen hocaları dinlediğiniz sürece onlarla beraber sapıtırsınız. Unutmayalım ki ahirette karın ağrısı çekmeyeceğiz ve unutmayın ki sizin aldatılmanız yanlış yönlendirilmeniz, sizin kusurunuz. 
Kurallara uymayan insanları suçlamak yerine, doğrudan dinimize kast ederek hakaret edilmesi hiç etik değil. 



Son posta safkanlar :)


Antalya'daki abim, baharda bir kovan bırakmıştım, damatla epey antrenman yapmışlar oradaki dostlarım sayesinde de bu yılı atlattılar. 
Antalya için baharı bekliyorum, evet hava süper denildiği anda arıları kaldıracağım. Git-gel bir sürü masraf ve bu yıl oralarda kar bizden fazla.




Düzce'den Ali Abim arılığıma gelmiş, oğluna arıları sevdiriyor.
O resimleri hangi bilgisayara attığımı bulamıyordum. 
Bazen telefonda diyor ki, "bizim resimlere ni oldi?" :)
Fındık çuvalını bitirmişiz :(



Aynı gün imam olan Abim de gelmişti güzel bir gün geçirdik beraber.



Bursa'dan Recep hocam, epey zamandır tanışırız, o da anaçları kendi görerek, beğenerek alıyor.

Misafirler ile resim işi nedense hep unutuldu. Biri ile ilgilenirken başkası geldi. Genelde unutuldu.
Çoğu kişinin telefonda kırgın ses tonu ile, "bizim resmimizi çekmedin hayırdır, arılığında göstermek istemiyor musun?" şeklinde serzenişleri oldu.
Siz tekrar gelin, bu yıl daha kalabalık olacağız inşaallah ;) 







Yapay tohumlama sonrası bazı kutuların durumu.

Özellikle anaçların ve yavru durumlarının alıcılar tarafından yerinde görülmesi taraftarıyım. 
Aynı zamanda tanışmış oluyoruz, sizler damızlıkları görmüş oluyorsunuz.
(Kim olduğumu yaptıklarımı merak ediyorsanız, zamanı geldiğinde haftanın belli bir günü için randevulaşıp çalışmalarımı, icraatlarımı sizler de görebilirsiniz.)


Normalde kargo gönderim işlerinin tümüne karşıyım. Kişiler bir hafta sonunu bu işe ayırıp, ana arıları birebir kendileri toplamalı, en azından gelip yumurta yavru durumlarını görmeliler. Ancak bu sayede her türlü olumsuzluklardan kurtulmuş oluruz.
Bazıları küçük fikirler atıyor ortaya velhasıl gelişmeler güzel.

2017 nasip olursa çok farklı olacak.

Mart ve Nisan ayında teslim edilecek olan arılı safların kotası doldu.




İnsanlar her zaman sorunlar yaşayabilir, sıkıntılara düşer, fakat buna sebep olmamak lazım. Yardımsever olma sebebim budur. "Elimdeki lisanslı anaların larvalarını kimseye vermiyorum" diyebilirdim. Bencil yapıda hatta sadece kendimi düşünen biri hiç olmadığım için bunu yapmadım, üstüne üstlük "tüm bildiklerimi ücretsiz, her isteyene istisnasız öğretebilirim" dedim. Hata ettiğimi düşünüyorum ,kimseyi insan yerine koymayıp, "bu benim, vermiyorum" demeliymişim. 
Ama her şeye rağmen böyle demedim, demeyeceğim.

İnsanları eleştirmeyi oldum olası sevmem, sadece sevdiğim kişilerin hatalarını yüzlerine, olduğu gibi söylerim, düzeltmezlerse umurumda olmazlar. Bu, kardeşim bile olsa değişmedi. 
Fakat sizler beni eleştirebilirsiniz, eksiklerimi telafi etmem için fırsatları göstermelisiniz ki farklı düşünceleri görebileyim. 

"Bloğuma atılan hiç bir yorum artık yayınlanmayacaktır." 

Devamında bana, benimle alakalı günün makul saatlerinde, dilediğiniz zaman ulaşıp konuşabilirsiniz. Telefonu açamadığım zaman tekrar aramalısınız, her arayana maalesef dönme şansım olmuyor.
Lakin sizi dinlemeyen veya geçiştiren kişileri bana şikayet etmeyi bırakın. Ürettiğim tüm ürünlerin arkasındayım ve (kendi ürünlerim hakkında) şikayet mercii aynı zamanda sorunu giderecek tek kişi benim. Üçüncü kişi ancak sizinle hakkımda dedikodu eder.

Arıcılık harici bazı danışmanlık işleri ile de uğraşıyorum. Kış günü haber yapmayışımın sebebi budur.

2015 ve 2016 yılında yaptıklarım 2017 yılında yapacaklarımın teminatıdır.

Kalın sağlıcakla.


12 Ekim 2016 Çarşamba

Arılarda sonbahar durumları ve 2017 yılı yapılacaklar


بسم الله الرحمن الرحيم

Arı dostlarına ve dostlarıma selamlar.


Ağustos ayında birleştirilen kutular 2-3 çıta civarı yavru yaptı. Bana göre oldukça iyi gelişti.
Bölgemizde 2-3 çıta olarak kışa giren arılar, rahatlıkla baharı görür.


Bazı ruşetler bal ve polen akımı sebebi ile hem yavruyu arttırdı hem de petek ördü.


Polen çekmeceleri maşaallah böyle doluverdi.



İkinci tur kekler verildi. 
Kek verildiği esnada biraz da polen getirisi oldumu, işler süper yoluna giriyor.

Ama olumsuzluklar da yok değil.
Son 20 civarı kutu kalmıştı, hepsi bir anda kutuları terk etti.
Haliyle dışarısı acaip karıştı.
Normal şartlarda bu zamanda aç olan kutular ya da kovanlar terk eder, halbuki hepsinin yavruları ve kekleri vardı.


Havalar bozmadığı sürece yavru faaliyeti devam edecek gibi.

Varroa için ağustosun ilk haftası mücadele başlamalı ki eylülde atılacak olan kış arılarına bakım yeterli olsun. Yarı nüfusunu varroa ile kaybeden koloninin toparlanması ancak sizin yerinde ve yeterli müdahaleniz ile mümkün.

Arıcılık tembel işi değil. Zamanında doğru ilacı yapmazsanız bahaneniz çook olur.



Evet gelelim 2017 yılında yapılacaklara.

Biiznillah, mayıs ayı itibari ile faaliyetlerimiz başlayacak. (siparişleri alıyorum, mayıs kotam dolmak üzere)

F1'ler yine aynı (100). 
Gelecek yıl tüm paketler otobüs ile gönderilecek ve 5 adetten aşağı gönderim olmayacak. İlle de kargo ile isterseniz sorun değil, onu da gönderirim. Fakat ölürse benim mes'uliyetimden çıkar. Otobüs firmasından da saatinde alınmazsa ve analar bilet gişesinde ölürse yine mes'ul değilim.

Kargo pazartesi çıkmış, çarşamba yerine ulaşmış. Arıcımız cuma günü paketini alıp beni arıyor; arılar ölmüş. Bahanesi ise, arıya hafta sonu gidecek olduğu için paketi cuma günü almış. Böyle değişik kişiler de çıktı. Adet miktarını o yüzden yüksek tutuyorum.

Bu yıl ne çekti isem, 1-2 alanlardan çektim. Biz kendimizi ispatladık, artık deneme ve denenme zamanı geçti.
Damızlığına benim kadar önem veren bu ülkede kaç kişi var?!

Damızlık adayı olan kızlar da (arısı ile 750 - arısız 500) aynı miktarlar.

Yeni olarak, damızlık bucfast faaliyetim var; çok özel bir üretim (arısı ile 1000)

Sağlam, canlı, cıvıl cıvıl elimle teslim ettiğim bir arıyı yağmalatıp, sıcağın altında bırakıp veya buna benzer sebepler ile telafisi istenmekte.
Maalesef böyle bir garantimiz hiç olmadı. O garantiyi veren varsa hepimiz gidelim oradan alalım, yorulmanın yıpranmanın anlamı yok!

Koloni olarak verebileceğim arı maalesef bu yıl erken bitti.





İtalyan arısının rengini sevdiğim için arılığımda tutuyorum.
"Herhangi bir üretim söz konusu değildir"


Lisanslı Carnica.



Cevizleri topladık ama domuzlar mahvediyor.


Eskiden traktörün lastiği dağın başında patlarsa o gün başka işe bakamaz akşamı yapardık.
Şimdi telefon ettiğinizde gölgede dinlenirken yapıyorlar.


Çapa yaparken damlama boruları hasar görüyor mecburen topladık (delikanlılar sağolsun).


Biradere bağ bozumu zamanı yardıma gittim, üzümler kârımız oldu :)


İskender kebabı.

8 Ağustos 2016 Pazartesi

Güçlü arıya ana kabul ettirme, arılarda oğul engelleme tekniği ve ana arıda kalite


بسم الله الرحمن الرحيم

Arı dostlarına ve dostlarıma selamlar.


Kovandaki arı neslinin devamı için "bal döneminde" 30 bin arı gözünün yeterli olacağı hesaplanmış yapılan tüm uygulamalar bu hesap baz alınarak yapılıyor.

Uygulamalar 10-20 çıta veya daha az - daha çok arıda denenebilir.

Çok güçlü ama oğula meyleden arılar sadece bizde değil, tüm ülkelerdeki arıcıların baş belası.

Öncelikle oğul işi, tarlacıların kazan kaldırması ile mümkündür. Eğer tarlacı nüfusunu kontrol altına alabilirsek işimiz kolaylaşacaktır.

Ülke genelinde kovanlarımız genellikle 20 çıta civarıdır. Çoğu arıcımızın "ana ızgarası" kullanma alışkanlığı maalesef yok. Olanlar da arısı bal getirmeden ızgara vermez, neredeyse tüm gözler yavru olur, hesap tutmaz ve oğullar ile uğraşırız. 

İlk önce arımızdan açık ve doğmakta olan 6 çıtayı, arısı ve anası ile beraber üst kata alıyoruz. Devamında genç popülasyonun fazlalığı için biraz daha arı ekliyoruz. Diğer tüm çıtaları alt kata dolduruyoruz (fazla çıtaları başka kovana nakledebilirsiniz) iki kat arasına "PROPOLİS TUZAĞI" koyup 6 çıtalı arıyı üst kata alıyoruz.

Üste konulan katta arıların giriş çıkışı için delik olmalı. Böylece üst delikten çıkan tarlacı arılar alttaki girişe koordineli olduklarından dönüşlerini o şekilde yapıyorlar ve yukarıda ki tarlacı nüfusu hızla düşüyor. Sonuç olarak üst katta genç nüfus hakim olduğundan yapılan memeler bir kaç günde tamamen temizlenecektir.

Alt katta arılarımızın meme yapacağı larva olmadığından işler değişecek üst kattaki ana arımızın feromen kokusu sayesinde çalışma devam edecektir.



Ana kabulünde de benzer bir uygulama yapıyoruz.

10 çıta arımızdan genç nüfusu üst kata 3-4 çıta halinde alıp, yine araya "PROPOLİS IZGARASI" koyarak alttaki tarlacıların yukarıya çıkmasının önlüyoruz.

Yukarıda sadece genç nüfus kalacağından verilen ananın kabulü daha kolay olacaktır.






Erkek arılarda sona gelindi.

Kalite standardımız gereği ana arı üretimini sonlandırdım.


Ana arı üretiminde olmazsa olmaz "ISLAH" işini hafife almayın.

Hani "süper yumurta atıyor, çok hızlı gelişiyor, acayip bal çekiyor vs. vs." sıralayıp, "yahu bu anayı neden keserler? anlamadım!" deriz ya;

Süper kaliteli analardan üretilen kızların hepsinin aynı kalitede olmasını beklemenin yanlış olması gibi; çok kaliteli anaların puanı ne olursa olsun (puan saçmalığını da bir ara yazarım) her bölgeye uyum sağlamasını beklemek de yanlıştır.
Zira ana arının sonradan kesilmesinin bir nedeni de, bulunduğu bölgeye adapte olamamış, o florada çalışamayacak tipte olmasındandır.

Sonuç olarak, o bölgeye uyum sağlaması zor olan bir ana arının kesilmesi gayet doğaldır.

Saf ana arıdan F1 ana arı ürettiğimiz gibi, F1 erkek arı da üretilmelidir.
10 adet F1 ana arıdan; kıştan güçlü çıkmış, baharda hızlı gelişmiş, iyi bal toplamış ve sakin olanları seçin ve bunu en aza indirin, mesela 3 adet olsun.

Bu üç ana arıdan, yine her birinden üçer adet ana üretin. bu üretmiş olduğunuz F2 anaların erkekleri F1 olacaktır.

Arılığınızda bu analardan erkek üretirseniz  verim daha da artacaktır.

Saf analardan "SUNİ TOHUMLAMA" olanları kafes içerisinde talep edildiğinde göndermiyorum sebebi ise "FEROMEN" koku probleminden dolayı bu tür anaçlar çok kısa sürede ya kesilir veya kabul edilmezler. 

Doğal yollarla çiftleşen ana arılar 3-4 hafta, suni tohumlanan ana arılar ise 3 ay kadar yeterli miktarda feromen kokusu salgılamaz.

Herkesten pahalı olmamın nedeni budur.

Gönderilecek ana arılar kesinlikle yavru kapatmalı ve koloniye hakimiyeti test edilerek alınmalıdır.
Aynı gün yumurtlayan ana arı kesinlikle alınıp gönderilmez.

Yumurtlamayan veya herhangi bizden kaynaklı sorun çıkmış ise, mutlaka telafi edilmiştir, edilecektir.

ana arida kalite

Test aşamasında olan bir anamızın bal durumu.


Yine baharda üretilen bir anaç gaza basıyor.


İtalyan ana arı.
Sanıldığının aksine çok sakin.

Bu rengi ve ırkı, tam gaz yumurtlamasını beğenerek izliyorum.

14 Temmuz 2016 Perşembe

Arıcılık ve Ana Arıda Kalite

بسم الله الرحمن الرحيم

Arı dostlarına ve dostlarıma selamlar.



Ramazan-ı Şerif Ayını arıların acil işleri harici biraz sükut içerisinde geçirmeyi planlıyordum, lakin fulll + fulll çalıştık desem yanlış olmaz.

Petekli ballar sırlanmış, alınması gerekiyordu.


Elimde doğan kraliçe yapay tohumlama için ayrıldı.



Ana arılarda, kalite kontrol maksadı ile bazı anaçlar üretim kutularından alınmaz.
Daha sonrasında kovana aktarılıp yıl boyunca ve sonraki sezon, ana arının yavru atımı, arıların bal getirisi, sakinliği gibi bazı belirgin etkenleri gözlemlenerek kaliteleri kontrol edilir.

Bu, kutularda herhangi bir memeden çıkan sıradan bir mini kolonidir.
Neler yapacağını zamanla biiznillah hep beraber göreceğiz.


Antalya'daki öğretmen abim.
Emekli olduğunda iyi bir arıcı olacak :)


Bulgaristanlı misafirlerim.


Hocalarımız zaten arıcı ama sakin arıyı merak etmişler, tanıştırdık :)


"Böyle bir arı var mıymış?" deyip durur.
Bıraksak yanlarında yatacak :)


Serhat bayramda misafirimdi, arılar hiç elinden düşmüyor.


Yapay tohumlanacak ana arılar, tohumlama esnasında odada serbest bırakılıp idrarını yapması sağlanmalıdır.
Bu sayede bayıltıldığı zaman dışkı ve idrarından mikrop bulaşmasını engellemiş oluyoruz.


Çok çok özel, lisanslı bir ana arımız..
Bal yönünden süper.

Bal verimi yüksek ana arıdan damızlık için ana değil; "ERKEK" üretilir. 
Yani üstteki damızlıktan ana üretip, anaya aynı kalitede bir erkeğin spermi verilmez.
Bu sebeple ananın kızları değil, erkekleri kullanılır.

Daha açık yazmak gerekirse, bal verimi yüksek ana arının genini, üretilecek olan ana arılardan doğan erkekler taşır. Çünkü erkekler, ana arının bir nevi kopyası gibidir.
Mesela ana arının bir gözü siyah ise, tüm erkekler bir gözü siyah olarak doğar. Ancak işçi arıların veya ondan üretilen ana arının o gözünün yarısı siyah olacaktır.

Arıcılarımız arasında erkek arıların önemi bilinmemekte.
Bucfast pedigrisinde anadolu arısı var deyip, ne idüğü belirsiz bir anaya sahip çıkma derdini anlamıyorum.

Cebindeki sigara amerikan, arabası alman, elbise-ayakkabı çin, telefonu bimem nereli, evindeki tv çekoslovakyadan ithal ama arı anadolu olacak...



Kirchain bu yıl arkadaşıma "üzgünüm ama size hiç bir saf anaç arı veremeyiz" diyerek;
 ne lisanslı, ne normal, ne de f1 için olumlu bir cevap vermedi.
Birkaç kez üsteledik ancak yine olumsuz yaklaşıldı.
Halbuki bir sürü damızlığı, farklı aşamalar ile Türkiye'ye gelmekte iken; ülkesinde bulunan, orada doğup büyüyen bir vatandaşına neden vermek istemesin?

İstemeyiz canım, yan cebimize bırakın yeter.




A lisanslı damızlık ana arının, anasının puanı.

140 puan verilen ana arıdan üretilen her ana, o kalitede olamaz. Aynı şekilde, o anadan ikinci kuşak doğan analardan çok daha kalitelileri de çıkabilir.

Anası, teyzesi, ninesi, kızkardeşi, sülalecek, hatta babasının dedesi, yedi sülalesi LİSANSLI.- daha ne olsun?...



Dr. Schley enjektör uçları gerçekten iyi iş görüyor.


Biz ana üretmiyor ve SATMIYORUZ.
Bu platformda sadece hayaller ve saçma sapan fikirler paylaşılır, lütfen ciddiye almayın.


Ama bu gerçek kebap ;)