KARNİYOL

KARNİYOL

mirili arıcılık

Sadece arıcı

20 Ocak 2018 Cumartesi

Arılar ve tarihin izleri

aricilik

بسم الله الرحمن الرحيم

Arı dostlarına ve dostlarıma selamlar.


Beni epey uğraştıran bir damızlık, gelinceye kadar demir zincir kırıldı.
Birebir üreticinin kendi hattı. 
Kardeşleriyle beraber 15 tanecikler.
Arıların sakin ve verimli olanı diyoruz ya hani, sakin olanını bulmak artık kolay ama verimlisi öyle kolay ortaya çıkmıyor.

Erkek hattı deyip duruyoruz. Bu zamana kadar 8 adet Lisanslı anaç damızlığım olmuş. 
Bunların zannediyorum sadece 5 adedini sizlerle paylaştım. 
Diğerlerini yazmıyorum artık, çünkü bana sıkıntı oluyor.

Son damızlıklardan 3 adet ve bunlardan biri A lisanslı olan.
Damızlıklarımın bir çoğunun erkek hattı doğrudan ananın erkekleridir ve tamamı Haziran ayı üretimidir. Mayıs ve Haziran ayları harici damızlık üretmiyorum. Zira en verimli beslenme çağları o aylardır. Gerisi hikaye. 

Çok şükür bu yıl da damızlık zayiatım hiç olmadı. 
Artık tam olarak hangi hatların daha iyi kışladığını, hangilerinin ve "NEDEN?" buraya adapte olamadığını biliyorum.
Hatta yerli üretim olan suni tohumlamalar neden kışlamaz, niçin analar kesilir, neden kışa güçlü giremez veya bir anda kadro düşüşü yaşar?
Bunlar nerede ise en çok sorulan sorulardır.
Zamanla bunları da yazarız.

Hep diyorum ya, vatandaş bin zahmetle eline 1-2 ana geçirmiş, dilinden düşürmüyor. Zannediyor ki en iyisi kendi elinde. 
Varsın öyle zannetsin ne diyelim.
Şimdi bu üretim ile benim üretimimin mukayese edilmesi sizce de abes değil mi?
Arılığımda ki 200 adet damızlık içerisinde bedava alınmış bir tane damızlık bulamazsınız. 
Tamamına tek tek para saydım.


Eylül ayında verdiğim sarı işçilerin çoğu halen yaşıyor. 
Tam 5 ay olmuş.


Kutular  1-2 çıta yavru kapatmış.


Bazı kutular stoğu tüketmiş, hele güçlü kovanların halini görünce her yeri fulledim. 
Bana göre 5-10 kg bal kaldıysa o kolonide yiyecek bitmiştir.
Onu bunu bilmem, yiyeceği ne kadar bol ise o kadar rahat gelişir.


Sinan ve Asri arıları illa sevecekler.


Sonbaharda bu resmi atlamışım.
Avusturya'da yaşayan resmi bucfast üreticisi Aydın Kocaman Apimondia sonrası ziyaretimize gelmişti.  
Neredeyse arılıkta sabahlayacaktık.


Bu arada bademler açtı.
Havalar soğudu.


Halis muhlis kara kovanımın balı hem de Uludağ'ın saf balı.


Yeğen götürüyor, Mühendis olacak yarasın koçuma :)


Eskişehir.
Yunus Emre hz. kabri.

Önceki yayınımda epeyce gezdiğimi söylemiştim.
Gezilen bazı yerlerin abartmadan resimlerini atacağım daha detaylı Youtube'de farklı kişilerce yüklenmiş videoları da mevcut.


Battal Seyyit Gazi hz. kabrinin olduğu cami.


Aynı yerden Seyyitgazi İlçesinin panoramik resmi.
Safranbolu'yu andırıyor.


Afyon Kalesi.


Selçukluların fethettiği bir yer (kümbet) Ecdadımız buralarda yaşamış.


Biz gittiğimizde restore ediliyordu.


Frig Vadisi.


Kaya mezarları.



Yazılı Kaya veya Yazılı Taş diye biliniyor.
Bir zamanlar çok büyük bir ülke imiş Frigya.
Moğollar istila edip ağaç yapıları yakmışlar, ülke diye kalan sadece kaya mezarları.
Ancak hala kayadaki yazıları çözememişler veya biz öyle biliyoruz.


Burası da başka bir Frig kralının mezarı.


Besmele çektim, şöyle kenardan baktım içeride kimse yok.


Hani kral mezarı ya; başında biri vardır, belki "çıkma oraya" der diye bekledim, ama çobandan başka gelen olmadı.
Hayatta iken ne kadar kuvvetli olsan da, öldün mü böyle mezarını bile deşerler.

Yalnız ova muazzam görünüyor.



Her yer mezar dolu, fazla dolaşmadan çıkıyorum.
Muhafızları oluyormuş bunların, çarpılırız filan :)


Videosu.


Selçuklu TÜRK kabirleri.
1000 yıl olmuş.


Antalya-Korkuteli arası dağların içerisindeki bu tür ovalar göze hoş geliyor, bir de su oluverse.


Düzlerçamı tee aşağısı.


Termessos Antik Kenti.
Geniş su kanalları var ama su yok.
Sadece sulak yerlerde yetişen türden ot ve kavak var.


Bu kayaların içerisinde büyük bir şehir varmış ve Roma'ya vergi verdikleri için sadece orada bir kaç cümlelik alıntılamışlar o kadar.
Geçmişleri bilinmiyor diye de yazmışlar.


Taşlar o kadar simetrik kesilmiş ki, hayret ediyorsunuz.
İlgimi çeken ise, bu tür yerlerde hiç demir kalıntısı olmayışı.
Müzelerde de yok gibi.

Bir sohbette azıtan tüm toplulukların her şeyleri ile beraber helak edildiğini duymuştum. O sebeple Resullah Efendimiz salllallahü aleyhi ve sellemin, ümmetinin helak edilmemesi için Allahımız celle cemaluhuya çokça dua ettiği bilinen bir gerçektir.


Videosu.


Deniz her zaman güzeldir.


Meşhur Manavgat Şelalesi.
Önceleri buralarda para almazlardı, şimdi her yer para kesiyor. 
Bildiğin dereyi parayla seyrettiriyorlar.
Adı da hizmet.


Şelale videosu.


Belkıs Köprüsü.
Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından buralar fethedilmiş ve her yer onarılmış.
Bizimkiler hiç ellemese daha iyiymiş. 
Böyle revize, tadilat mı olur.
Aslına uygun bir dere kalmış gibi.
Bari burayı parasız gezdik.


Köprüden dere manzarası.
Balıklar görünüyor.


Tiyatronun videosu.


Manavgat Side Antik Kenti.



Buralar hep limanmış.


Kaldırım için tahta döşenmiş.


Uzunca bir yol ve ahşap kaldırımlar.




Side Antik Kenti.


Alanya kale içinden.



Burdur Ağlasun girişi.


Sagalassos Antik Kenti. 
Hava acayip soğuk, sadece dolanıp çıktım, her yerde kar ve şiddetli rüzgar vardı.


Alanya-Konaklı talebe yurdumuz.


Çok gezdik biraz dinlenelim.

27 Aralık 2017 Çarşamba

Bir yıl daha biterken arılarımız ve gezip gördüğüm yerler.


بسم الله الرحمن الرحيم

Arı dostlarına ve dostlarıma selamlar.


Bir yıl ve görünüşe göre ne kadar söylemek erken olsa da, bir kış bitiyor gibi.
Arılar yavruya başladı ve bu havalara rağmen bahar gibi polen geliyor. Kimi köşelerde ballıbaba çiçekleri açmış vaziyette.
İlginç bir kış geçiyor İnşaallah baharımız iyi olur.



Normal şartlarda ana arı kutuları tercih edilmez, ancak 2 yıldır farklı bir metod kullanarak kışlatmaya çalışıyorum.

Arılarınızın sonbaharda veyahut kışlama esnasında ana arı kesmemesi için en önemli kriter, kış stoğudur.

Gezdiğim yerlerde dikkat çeken bir husustu, uyarı maksadı ile yazmak istedim.
İçeride 3-5 kg bal olması, arınızın tok olduğu manasına gelmez.
Eğer yeterli stoğunuz yoksa; hem stres, hem de bununla beraber saldırganlık ve son doğan yavruları gözlerde ölü vaziyette bulursunuz.
Özellikle sıcak bölgelerde, "şundan bundan bal gelecek diye bekliyoruz o yüzden dokunmadık" deniliyor. 
Olması gereken; hilal şeklinde, çıtanın alt kısmına kadar uzanan, sırlanmış veya gözlere iyice doldurulmuş yiyecektir.


Aynı zamanda arınızın ihtiyacı yoksa bunu yapmanıza da gerek yok.

Durduk yere bir şeyler vermiş veya yapmış olmak için yapılacak işler bu şekilde olmamalı.
İki yumurta görünce şakır şakır besleme yapılmaz.
Arı kendine bir gelsin, alanı açsın, meydan görünsün, durum ortaya çıksın, o da Şubat sonunu bulur.
Her şey normal ise; varroaya odaklanın, oksalik asit damlatma zamanını kaçırmayın.



Baharı bekleyemediğim lisanslı kraliçem.
Puanı sevenlere özel.


Arılığımın birinden sonbahar manzarası.

Erken baharda teslim edilecek damızlıkların bir kısmını istek üzerine bu hafta göndereceğim, baharın erken olması üreticilerin isteğini mi arttırdı nedir :)
Şu an 1500 t.
Fiyatlar henüz 2 yıldır aynı devam ediyor, fakat bahara değişecek.


Damat efendi arılara ısındı, biraz daha gayret ederse usta olup çıkacak :)


Mürsel ve arkadaşı :)


Elleri öpülesi çok çok değerli bir amcamız.


Yenidünya denilen muşmuladan gelen bal ile petekler ağarmış, yavru durumu şahane.


Tavafuken gördüğüm bir resim.
Defalarca yaklaştırılıp çekilen bildiğiniz peteğin resmi.



Mantar yılı ama sadece pırna mantarı bol, gerisi olmadı.



Kar altında dahi bozulmadan duruyor.
Kokusu, aroması çok leziz olan çeşitlerden biridir.










Eylül ayından bu yana gidip dolaşmak istediğim yerlerin bir kısmını görmek nasip oldu.
Ak Yokuş!tan Konya manzarası ile başlayalım.


Çıralı.


Alanya kalesinden liman ve Alanya'nın bir kısmı görünüyor.
Kıymeti büyük bir şehir.


Adrasan.


Düden Şelalesi olarak bilinen nehrin denize döküldüğü kısım.


Mavikent.

Yaklaşık bir aydır Antalya taraflarındayım. Epey tarihi yer gezdim o esnada arıcı arkadaşlardan biri aradı, ömründe hiç denizi canlı olarak görmemiş, haliyle bazen resimleri içi giderek seyrediyormuş, kimi resimlerimi duvar kağıdı yapmışlar.
Maalesef her yeri görme
 bilme şansımız olmuyor lakin bizim gördüğümüz güzellikleri sizler de görün istedim.


Lara.


Aksu Çayı'nın denizle birleştiği yer ve akşam güneşi.


Portakal bahçeleri.
Baharda mis gibi kokan bahçeler.


Portakal.


Akdeniz yaban mersini bunun siyah olanı da var.


Haliyle akşamları meyve ziyafeti :)


Antalya'da Termiye olarak biliniyor.
Mısır baklası veya acı bakla olarak da bilinir.
7 ila 10 günlük bir süreçte defalarca yıkanıp acılığı alınan bakla, pazarlarda veya cadde kenarlarında bizdeki mısır gibi, çerezlik tuzlanarak satılıyor.




Antalya pazarlarında bir çok meyve ve sebzeyi taze bulabilirsiniz. Çoğu bir gün önce veyahut sabah toplanmış.


Kumkat veya kamkat.


Resim ters kalmış bu da böyle oluversin.
İlginç bir sebze, kereviz gibi pişiriliyor ama tadını henüz bilmiyorum.


Kamkat'ın fidanı.


Ekmel Talebe Yurdu kermesinde gördüğüm ve ilk kez tattığım deve döneri.
Et biraz tuzlu ve hafifçe ekşilik var.


Künefenin ağası :)


Konya'nın meşhur kuzu güveci.

Kebap tadında lezzetli ve bereketli bir sezon yaşamak teraccisi ile :)