KARNİYOL

KARNİYOL

Sadece arıcı

26 Temmuz 2017 Çarşamba

arıcılık, arıcı, arıcılar, arılar


بسم الله الرحمن الرحيم

Arı dostlarına ve dostlarıma selamlar.

Bu işlere başladık başlayalı sanal alem muhasebecilerimiz bitmedi. O gevezelere çağrımdır; bakılacak 500 bölme, 750 kutu var. Yatacağınız çadır da var, buralarda gevezelik edeceğinize, gelin bir işe yarayın.

Burada şimdiye kadar okuduklarınız ve sonra okuyacaklarınız tamamen şahsımın hayal ürünüdür, sırf egomu tatmin etmek için yazıyorum.


Ana nereden alınmış, nerede çiftleşmiş, hangi erkekler kullanılmış, oradaki ücreti neymiş, nasıl gelmiş, kaç günde gelmiş, miş miş miş...


Adı şu, sanı bu, dedim de ne oldu eline ne geçti? Sen hangisinin ne olduğunu, ne kadar iyi, ne kadar kötü olduğunu biliyor musun? Biliyorsan bana neden soruyorsun veya sen ne biliyorsun da benden ne istiyorsun? O kadar çok biliyorsan buyur, damızlık üreticileri orada, hem de yüzlerce var. Git istediğini al.

Damızlığın numarasını soruyor, bu yıl hangi lisanslı varmış? 
Kişiyi tanımam, alış-verişim olmamış, ahbabım akrabam değil. Sana ne numarası, sana ne anası, danası?!


Elindeki arıların tamamı oğula gitmiş. Bunun için ne yapmalıymış. Buraya kadar tamam. Ama dahası var; o en iyi anasından iki yüz kadar ana üretmiş. Ben ne yaparmışım. Bucfast nasılmış, karniyol denildiği gibi miymiş. Bal alamamış, alması için arısını nasıl ıslah etmeliymiş. Arkadaş, ben ıslahçı değilim, birlik başkanı da değilim veya görevli de değilim veyahut bir devlet kurumunda danışman da değilim. Ben de yardımcı olmak isterim, fakat her şey bir yere kadar. 


Çünkü ıslah işi iki kelime ile anlatılacak durum değil. İnsanlar ömrünü veriyor, gecesini gündüzüne katıyor. Elinde bastonları ile hala izole bölgeleri kontrol etmekte.
Bu şahsın yaptığı ıslahı yapabilecek bilginin, becerinin ne kadarına sahipsin bir düşün.


Öncelikle bize güvenen, alıp işine baksın. Bu ne denildiğinde Mirili'den aldım demeniz yeterli. Bizim kim olduğumuzu bilenler biliyor, bilmeyen de bir zahmet öğrensin.


Berbat bir toplum olduk; hemen birini karalamak, hemen kötülemek, bir açık bulunca hemen ayar vermeye çalışmak. 
Ne hadsiz, ne terbiyesizce bir tutum, davranış. Adamın ahlaktan, görgü kurallarından haberi yok. Uyarsan bir dert, uyarmasan hepsi dert.

Acaip bir furya daha var; falan yerin damızlığı on numara, filan yerin damızlığı beş para etmez gibi mesnetsiz boş laflar...

Benim yıllardır edindiğim tecrübe ile bu mevzuyu örneklendireyim; en basitinden eve bir sucu çağırdınız, boru patlamış illa usta lazım, gelip bakıyor, hemen bunu yapana giydirmeye başlar. Efendim işi bilmeyen biriymiş de, her eli pense tutan bu işe girmiş de amaaan bir sürü terane şişirir kafayı.
Bu kişi bugün sucudur yarın tamirci velhasıl bitmezler.

O sebeple "efendim filan yerin damızlıkları çok iyi ama falan yere hiç bulaşma" geyiklerini yapanlardan da uzak durun. Onlar ancak bir veya bir kaç yerden damızlık almışlar ki, haliyle ellerindekini övüp diğerleri yermeye çalışıyorlar.

Başkalarını kötülemekten, eleştirmekten, akıl vermekten zevk alan tipler bir çoğalmış, böyle insanlar benden ırak  olsun. Bana ne sizin aklınızdan, bana ne sizin arınızdan, size ne benim neleri nasıl yaptığımdan.


Apoletleri bununla yapıştırıyorum. Merak edilen; bir tüp kaç tane apoleti yapıştırıyor?
El cevap; yaklaşık 800 adet.


Seneye daha farklı bir çalışma olacak, haliyle F1 üretimini düşüreceğim. Nasılsa piyasada eline anayı alan, suni tohumlama aletini bulan bu işe girdi, meydan onların olsun. Ben daimi dostlarıma verip sezonu kapatacağım.

Arıcımız hakkımızda bir sürü methiye duymuş, bir de diyor ki; "bir kovandan 50 kg kestane balı aldı yav maşallah, gözümün önünde çıkardı, bir kaç tane de bize ver, bir de biz deneyek". Daha önce de söylediğim gibi, denenme sürecimiz bitti. 5 adetten aşağı gönderim yapmayacağımı söyledim. Diyeceksiniz ki, parası ile değil mi kardeşim? Hayır bu işi para kazanmak için değil, keyfî yapıyorum.
Kızlarıma iyi bakamayacaksanız hiç almayın.


Bir de arılığa benden habersiz gidip dolananlar çoğaldı. İki dakika sohbet edince, üç beş kuruş para verince galiba bizi satın aldığını sanıyor millet. Kim girdi, kim dolaştı tek tek biliyorum, resimleri sayfalarımda paylaşıp, "arılığımda benden habersiz ne arıyordun?" diye sormamı istemiyorsanız, arılığıma benden izinsiz girmeyin. ",-Ben de mi?" diyenleriniz olabilir , Babamın oğlu hariç, bu hepiniz için geçerli.
Ayrıca larva ve meme işi de bitti, yeterince suistimal edildim. Seneye kesinlikle istisnasız, hiç kimseye olmayacak. Verdiğimizin de kıymeti bilinmeyip bakılmıyor.


A lisanslı olan gariban.
İki kez erkek attırdım. Sonra bölüp esmer peteği verdim, transfer yapmayınca yavrular kapanmış.
Bakalım kışa dayanabilecek mi?.


Gelip ananın yumurtasını performansını görüp, sonradan "bu ana kesildi" deyip bedava tekrar istiyorlar. Hatta üzerinden aylar geçiyor. Arılıktan çıkarken bu ana canlı mıydı? "EVET". O zaman iş bitmiştir. Özellikle belirteyim,  her kimde olduysa veya olursa mes'ul değilim.

Agresif aynı zamanda aşırı yağmacı arılarınızın ortasına götürüp arıyı bırakıyorsunuz, sonra şu oldu bu oldu. Öyle bile olmasa 1 ay elimde durmuş, yavruları dahi doğmuş, hiç bir  problem yok iken teslim edilmiş, nedense gittiği yerde iki gün sonra kesiliyor veya ne ara kesildiği de meçhul.
En başta dediğim gibi, bakamayacaksanız almayın.


Kargo evimin dibinde ama kargo ile göndermiyorum. 
Terminal git-gel, 40-50 km yol. Üstüne otobüs ücretini de ben veriyorum. Sırf arılar sağlıklı gitsin. Aman stres yaşamasınlar, aman bir an önce nakil olsun. Derdimiz bu.


Buna rağmen otobüse gidip almak zor geliyor. Bir de otobüs ülkeyi dolaşıyor, müdahale etmesek ne oldu diye, ana bir hafta otobüste gezecek, arayan soran yok. 
         Şimdiye kadar parayı sıkıntı etmedim, alan kişi rahat olsun dert etmesin, işin ticari yönü ağır basmasın diye düşündüm. Hata etmişim. Geçen yıl anaları vatandaşın gözü önünde topladım, tek tek yumurtlarını gösterdim. Kimi kapalı, kimi açık, kimi günlük, halâ parasını verecek, bir de demez mi, "onlar herhalde sorunluydu bir kaçı kesildi" böyle tipler uzak dursun. 

          İrtibat kurulabilmesi için telefon numaramı yazdım. 
Bunu bile insanlar kendi çıkarına, keyfine göre kullanır oldu. Kimi var, her gün bağlı olduğu cemaatin vaazlarını atıyor. Hadi bayramı anladık, Cumayı anladık, be kardeşim; bana ne senin hocanın ne dediğinden? Bir gün burada kendi cemaatimle alakalı yazdım mı? Ben arıcıyım ama sosyalliğe karşı da değilim. Kimisi var darbeyle yatıp fetöyle kalkıyor. Ben tv izlemiyorum, siyaset ilgi alanım değil. Beşiktaşın gollerini atan var yahu. Saat gecenin beşi olmuş "namaza kalkmışsındır diye aradım bir şey soracağım" diyor. Hüseyin abinin strafor kovanı için telefonu var, inatla beni arıyorlar. Koskoca puntolarla yazdım, nafile. O kadar hazırcılığa alışılmış ki. Beleşçilik almış başını gidiyor.


Her şeyi başkalarından almış ama bir kaç şey soracakmış.
Benden bilgi almak isteyen bu sayfaları iyi okusun, videolarımızı bir daha izlesin. 
"Bir şey anlamadıysa, arılarını satıp anladığı işi yapsın."

Bilgi sahibi olmak emek ister. Ananın kıçına iğne sokmak işin en kolay yanı. Ama o iğnenin içinde olan işe yarar olmalı. Bu işleri de bıraktım, bilgi öğretme kısmı artık gerçekten beni sıkıyor. Bizim bir şey sakladığımız yok, öğrenmek isteyen de zaten alacağını alıyor.

Telefonum çalmış, görmemiş olabilirim. Zaten bu yıl öğleye kadar genelde bakamadım. Öğleden sonra ancak cevap verebiliyorum. Kimi diyor "burnun büyüdü" kimi diyor "bu nasıl iş?" kimisi "kaç kez aradım neden açmıyorsun?". On dakikada aynı numara on yedi çağrı atmış. Özellikle telefon görüşmeleri kısa tutulmalı ki, herkesin işi görülsün. Kahvede gibi muhabbet edelim isteniliyor.


Son erkekler.


A lisanslının erkeklerini boyadım sonra kendi kızına verdim.
Hele bahara çıksınlar bakarız.


Aslında haberin ana mevzusu bu resim olacaktı.
Fakat bir sürü yazılması gerekenler çıktı, kafanızı şişirdiysem kusuruma bakmayın. 
Nitekim herkesçe bilinmesi gerekenleri okudunuz.

Resimde anlatılmak isteneni, görebilen gözler zaten anlamıştır.
 Ana puanı ortalama 124 civarı, bal toplama 130 üzeri ve sakinlik yine 130'larda.
Sonuç olarak başladığımız işte 99-100 puanlar için "oh be!" derken, gelinen yerin keyfi paha biçilmez.


Sadece 10 adet için toplam 6 000 km yol gidilip gelindi.
Damızlık ve çeşitlilik, kalite için olmazsa olmaz.
Yapılanlar sıradan, rasgele işler değil, olmamalı da.

Biz ana satmıyoruz, sadece ufak tefek arıcılığımız var, isteyene arı veriyoruz, anası zaten içinde hediyemiz. Hele damızlıkla hiç işim olmaz, kanuna uygun kim üretiyorsa o satıyordur herhalde.

19 Mayıs 2017 Cuma

Sezon işleri




بسم الله الرحمن الرحيم

Arı dostlarına ve dostlarıma selamlar.


Yine epey zaman oldu yazmayalı.
Bazen sosyal ağlarda her fotoğrafa yorum atabilen maharetli bir o kadar da çalışkan arıcılara imreniyorum.
On parmaklarında on marifet, kusuruma bakmayın ben o kadar olamıyorum.
Üstteki resimler işlerin ne vaziyette olduğunu size açıklıyordur.
Kovanların bakım, petek işleri var, ana arıların kontrolü, kutu dolumu, suni tohumlamalar, erkek arıların hazırlanması vs. vs.
Elimden geldiğince uğraşıyorum.
Telefon trafiğinin en yoğun olduğu günlerdeyim. Bazen telefonu sessize alıp çalışıyorum, zira baş ağrılarımı arttırıyor.
İletişime geçmek istediğinizde sizlerden ricam, meramınızı veya talebinizi mesaj yolu ile iletmenizdir.
Cevapsız aramalara dönemiyorum, hangi birine bakayım, arada kaynamamanız için sadece bir öneri, uygularsanız sonuca ulaşırsınız.


Meme besleyen başlatıcı bir koloni.
15 çerçevede iken anasını bir kaç çıta arısıyla başka yere alıyorum.
Bir kaç gün sonra tüm çıtalarını alıp 2 açık kapalı yavru ve 1 adet polenli ballı çıta bırakıp araya transfer giriyorum.
Memelerin tutma oranı ilk başlarda çok iyiydi, bu aralar düştü, aşırı bal geliyor.
Balı çok getiren kovanı uğraşamayacağım için mecburen bölüyorum.


Başlatıcıda 2 gün bekleyen memeler güzel süt alıyor, sonrasında katlı bitiricilere verip kapanmasını bekliyorum.


İdeal bir ana memesi.
Ana kalitesine etki eden en önemli faktörlerden biri de ona süt veren arılar ile alakalıdır.
Siz ne verirseniz, işçiler o derece iyi süt salgılar.


Çok muazzam kraliçeler doğuyor.
İyi ve doğru beslenen kraliçe, çiftleşme esnasında güçlü koku salgılar ve bir çok erkek peşine takılır.


Damızlık adaylarını yavru sökmeden göndermiyorum, mahcup etmeyecek bir ürün isteniyorsa böyle olmalı.
Üretimleri onarlı gruplar halinde yapıyorum.
Her gruptan ikişer adet damızlık adayını bırakıyorum, önümüzdeki sezona nasıl olduklarını görmem lazım. Bunu F1'lerde de yapıyorum. Analar bölmelere veriliyor veya kutuyu kovana alıyorum vs.
Aynı kardeşlerin bende kalanlarının ne olduğunu görmem için yeterli oluyor.
Arımda bu var denildiği vakit, diğer müşterileri de arayıp soruyorum sizde durumlar nasıl?
Bendeki arılar iyi, diğerleri iy,i ama biri sokuyor veya farklı bir durum varsa telafi için iade istiyorum. 

Bazıları karalama kampanyasına başlamış.
Örülen çorapların ipleri dolanır bir yerlere.
Koca koca insanlarsınız, yaptıklarınız ayıp, bu karalamanın masrafını öyle bir ödetirim ki; yer yerinden oynar ama kimseye oynayacak yer kalmaz.
Aklı olana akıllı olana bu sözüm yeter, sözün yetmediği yerde icraat başlar.
Hepimizin dünyası değişip ölüp gideceğiz, bari ADAM gibi yaşayın da herkes iyi ansın.



Yavru durumları çok iyi maşaAllah.


Kış çıkışı çok iyi durumda olan 3-5 kolonim sönmüştü.
Her şeyi olmasına rağmen neden? sorusunun cevabı resimdedir.
Sonbaharda hazır şurup ile arı beslemenin zararı, verilen şurup petek gözlerinde kristalize olmuş, haliyle arılar donan besini tüketememişler. şekerlerin üzerinde yığılı halde buldum.

Peki arımıza kışa girerken ne vermeliyiz?
Sırası ile bal, enzimle elde edilen şurup, normal şurup ve kimyasal olan tartar ile yapılan invert şurup.


Bazı koloniler hakikaten yoldan çıktı, oğula da gitmediklerinden baldan komple bloke olmuş vaziyetteler, bari ana kesilmesin deyip arıyı bölüyorum.
Gelen bal daha çok basra balını andırıyor, çok tatlı ve biraz acılık var.


Çok yoğunum derken de öyle böyle değil.
Gece 23:00 olmuş ve meme dağıtımına kutu doldurmaya ancak sıra gelmiş.
Kutuları gece doldurmak daha iyi oluyormuş :)

Bu esnada bir arkadaş arıyor. Soru şu; "buckfast ile karniyol çiftleşirse ne olur? veya karniyol ana erkekler buckfast olursa ne olur? veya bu işi suni tohumlama ile yaparsak ne olur? olmadı izole bölge ayarlayalım ne olur?"
Ne olurlar uzayıp gidiyor. 
Benim işim başımdan aşkın, vatandaş evde veyahut işinde otururken aklına bir sürü acayip fikirler geliyor, haliyle sorup öğrenmek istiyor.
Desek ki; işler şöyle ilerliyor, yarın başka sorular soracak.
Bir sene sonra eminim sorduklarını da unutacak.
Gereksiz muhabbetler can sıkıyor.

Arıcı erkek arıdan nasıl sperm alınır bilmiyor ama arısını nasıl ıslah edecekmiş anlata anlata bitiremiyor.
Bu tip kişiler benden uzak dursun.


Tohumlama esnasında bazen sperm taşabiliyor. O esnada arıcık gelip temizledi :)

Biraz serzenişlerim olacak kusuruma bakmayın.
Üzerine alınan alınsın.
Larva, meme verelim dedik, dedik de; bir minübüs dolusu arıcı ile arılığıma gelmek için kimse izin almadı.
Nihayetinde biz de hayır kurumu değiliz.
Lütfen gelecek olanlar tek gelin, sizin arkadaşınız veya komşunuzun, ahbabınızın arılığıma gelmesi uygun değil.

Bir kaç arı açıyoruz, hemen "bu arıyı bana ver" deniliyor.
Yahu sen arı almaya mı geldin? Sana verilen söz nedir?
Her baktığında gözü olan kişilere de kızıyorum.

Arıcı arılığıma gelip beni milliyetçi olmamak ile suçluyor.
Ulan yediğin yiyeceklerin menşeine bir bak, içtiğin sigaraya bak, yediğin ekmeğin buğdayı dün Rusya'dan geldi.
Öyle Fransız arabasına binip, arkasına Atatürk imzası attırmakla milliyetçilik olmuyor.

Bizim arıcılarda değişik tipler var. 
Arı Anadolu arısı olacak ama kullandığı malzemeleri Çin'den alır. 
Bindiğiniz arabaları satın önce, bizim Orhaneli'de eşek çok fazla, para da istemiyorlar, %100 yerli hemi de erkek...

Doğru ile gerçek farkını hala kavrayamadınız mı?


Daha önce anaç verdiğim yerlerden erkekler geliyor.

Erkek kalitesi için farklı yöntemlerim var.

Geçenlerde bir araştırma hakkında sohbet ederken arkadaş anlattı;
Ana arının neden uzun yaşadığını buna neyin sebep olduğunu araştırmışlar. 
Vitellogenin proteininin fazla olması sebebi ile ana arı ve kış arılarının uzun ömürlü olduğu saptanmış.
Şimdi ise bu proteinin yaz arılarına veya bahar arılarında arttırmanın metodunun sonuçları ne olur gibisinden araştırılıyormuş ilgimi çekti. Nette epeyce bilgi var.



Bucfast F1'ler maşallah hem çok sakin, hem de iyi balcılar.
Ama renk için özel istek verdim tutarsa yaşadık :)

Ayrıca bu arılar çok çok agresif bir arılıkta çiftleşti.
Bu kadarını beklemiyordum.


Bucfast arısı ile  karniyolü veya diğer ırkları mukayese etmek kelimenin tam anlamı ile cahilliktir. 
Vatandaş hiç bilmediği konu hakkında en azından fikrim olsun deyip konuşuyor.
Kısacası bilmediğiniz konularda bari susun.


Arıcı Yusuf.
İstanbul'dan analarını almaya gelmişti.




Ana üretimlerinde ilk teslimatlar yapıldı, telefonunu açıp tamam diyenlere analar gönderildi, yumurtası kapanmayan anayı almıyorum.
F1 maliyeti aynı 100.
Damızlıklar arısı ile 1000 arısız 750.
Son lisanslı damızlıkları ve daha sonrakileri hiç bir şekilde yayınlamayacağımı bilmenizi isterim.
Pahalıyız evet.
Çünkü pahalı alıyoruz. 
Sağdan soldan bedava bir şeyler temin etmiyoruz.
Üretilenler bire bir orjinalinden üretiliyor.

Bana göre karniyolün hattından çok, üreticisi önemli.
Mesela çok iyi bir üreticinin gittiği izole bölge ile, vasat birinin gittiği bölge aynı ise, buradaki kaliteyi nasıl ayırt ederiz?




Polenler rengarenk.


Biri dost dese hiç düşünmeden Turgut derim.
Kardeşten öte dostlarınız olur ya hayatta, işte öyle.



Sıtkı abi eksik olmasın her zaman yeri ayrıdır.


İbrahim gelince morali bozuluyor :)



Çetin abi geçen yıldan beri gelecek, nihayet geldi :)



Ak saçlı olan Mehmet abi Balıkesir'den geldi.
Vahit ilk kez maske açık ve eldivensiz arı bakıyor :)
Parası olmayana damızlık çıtasını arı ile takas ederim.


Cengiz abi Gölcük'ten.



Kızımız babası ile geldi.
Küçük çıtaları görünce içi gitti "çok sevimlileer" diye sevinci görülmeye değer :)


Belki de geleceğin bayan arıcısı olacak.
Okul sonu küçük kutu ile arı hediye edeceğim.
Kendi arısına baksın.



Ramazan KARASAKAL Bursa'nın meşhur bebek konfeksiyoncularından.
"Yahu Fatih, hiç bal alamıyorum" diyordu, geçen yıl analarını değiştirdim.
Geçenlerde sordum "geliyor geliyor petekler dolmuş maşaallah" dedi.



Mustafa abi Adana'dan.
Geçen sene aldığı anaların bakımını böyle yapıyormuş.


Hafta sonu Yasin (bahar arıcılık) Kerem (baytarımız) ve müdürümüz Mustafa abi bu dostlarımı görmeden rahat edemiyorum.


Gürsel abim.
Adamın hasıdır.


Eğer kiraz ağacınızda böyle bir hastalık varsa tedavisi yok, komple sökmelisiniz.




Cevizlerin bazılarında çeşit değişimi yapmıştım.
MaşaAllah tutma oranı iyi gibi.



Ahlat ağacına döngel aşılamıştım.



Yerli Şebin cevizi ve köyüm.



Chandler cevizi bir dalda bir sürü meyve görünüyor.
Ama hala sevmedim bu cevizi ticari düşündüğüm için bakıyorum.


Kayısıda yaprak yok ama meyve bol, acilen yaprak ve dip gübresi verilmeli.



Yer kekikleri şahane, mis gibi kokuyor.



Erguvan çiçeğini seyret, iğde çiçeğini kokla.



Erikler olmuş.



İçli köfte Mardin usulü.